24 Aralık 2008

Reklam izleyicisinin gözüyle 'Reklam yazmak'

Sevgili dostum Ersel Serdarlı'nın yeni kitabı 'Reklam yazmak' 15 Ocak 2009'da yayınlanacak. Sağolsun, kendisine gelen ilk kopyalardan birini imzalayıp bana da hediye etme inceliğini gösterdi. Buradan tekrar teşekkür ediyorum.

Reklam camiasına yakın biri değilim. Ancak, reklamverilen, yani hedef kitle olarak (birkaç saniye sonra sokakta, TV'de, dergide kısacası heryerde) beni neyin beklediğini bilmek adına reklamla ilgili yayınlara ilgi duyarım. Özellikle Oliviero Toscani, Jacques Seguela, David Ogilvy gibi reklam dünyasının duayenlerinin kitaplarını arada sırada kütüphanemin tozsuz raflarından çıkarır (ne sandınız, titiz biriyimdir), sayfalarını karıştırırım.

Ersel'in kitabını aldıktan sonra bir nefeste okuyup bitirdim diyemeyeceğim. Birincisi, klişe kullanmayı sevmem, ikincisi, sigara içen biri olarak ne kadar hızlı okusam da en fazla dört veya beş nefeste bitirebilirdim...

Ersel, 'Reklam yazmak'ı reklam yazarlığı dünyasına yeni adım atacak gençlere yardımcı olmak adına yazdığını söylüyor. Doğrudur. Deneyimlerini kitapta gerçekten yalın bir şekilde, açıklayıcı örneklerle paylaşmış. Eminim bu mesleğe ilgi duyan genç arkadaşlarımız kitabı okuduktan sonra işlerine daha bir hevesle, tutkuyla ve işini bilen bir profesyonel edasıyla sarılacaklardır.

Gelelim bana... Bir kitapsever olarak 'Reklam yazmak' samimi üslubu ve arada sırada verdiği anekdotlarla beni cezbetti. Örneğin; slogan kelimesinin etimolojik kökenini öğrendim, bir ara "Sahiden bizde bir Kleberson vardı, ne oldu ona!" diye düşünceye daldım. Dünyanın en yaratıcı mesleklerinden biri olan reklam yazarlığının ülkemizdeki cilvelerine şahit oldum. Kendi işimde de kullanabileceğim bilgileri belleğime not aldım.

Bu arada kitap boyunca sol sayfanın boş bırakılmasına, en uzun sürecek bölümlerin bile birkaç sayfada doyurucu bilgilerle tamamlanmasına bayıldım. Uzun zamandır bir kitabı bu kadar rahat okumamıştım.

Yazdığın kitap ve yarattığın reklamlar için ellerine sağlık Ersel...


Hiç yorum yok: