12 Aralık 2008

Siz olsaydınız iflah olur muydunuz?

Belmondo filmlerine özel bir ilgim var. Yani bundan sonra başınızı bu konuda çok şişireceğim, haberiniz olsun. Bu seferlik üstadın L'Incorrigible filmine kısaca değinelim. Dilimize 'Uslanmayan adam' olarak çevrilse de bence 'İflah olmaz' daha yakışırdı. Olsun, 'Waiting to exhale' filmi 'Bir oh desem' diye çevrildikten sonra buna da şükür. Alors!

Filmde Belmondo, ya da Fransızların kendisini sevgiyle andığı lakabıyla Bebel, Victor adlı bir dolandırıcıyı canlandırıyor. ve rol gereği kılıktan kılığa giriyor. Filmografisinin yarısından fazlasındaki gibi yani. Her neyse bu film anlatılmaz izlenir. Hatta Palermo Film'in Belmondo DVD Box Set'lerini kaçırmayın diyeyim bu fırsatla. D&R vs. bilumum tükkanlarda bulabilirsiniz. Gayet cüzi bi meblağ karşılığı 6 ve 4 filmlik iki sete sahip oluyorsunuz.

Konumuza dönersek... Filmin her anında jestler, mimikler, sözcük oyunları, espriler uçuşuyor ama felsefe de unutulmuyor. Özellikle bir sahnede filmde Camille amcayı oynayan Julien Guiomar (ki kendisini birçok Fransız filminden tanırsınız) nasıl da döktürüyor. Camille, Victor'a artık durulması, evlenmesi gerektiğini söylüyor. Victor da zamanında 'balayından yalnız dönmüş olan!' Camille'e itiraz ediyor ve Camille tirada başlıyor:

"Çocuk gibi konuşuyorsun Victor.
Aşka buzlu camın arkasından bakar gibisin.
Aşk! Gerçek aşk Sheakspearevaridir.
Aşk fısıldanmaz yavrucuğum, aşk bağırılır.
Bambaşka bir çığlıktır o. Hala içimde çınlıyor. Antinea! ...
Şu sözlerine çeki düzen vermelisin.
Büyük aşk acılarının getirdiklerini asla anlayamayacaksın.
Ama herkes bir trajedi kurbanı olmuyor.
Mutluluğunla yetin, teselliler acı veriyor."

Victor da cevabı yapıştırıyor:
"Bana ağzımın payını verdin Camille. Sen bu dönemin adamı değilsin! Bense bu modern dünyada kaybolup gitmişim."

Filmin başlarındaki bir sahnedeki monolog da pek farklı değil. Victor hapisten çıkar ve Camille ile kaldıkları karavana gelir. Onu almadığı için Camille'e kızgındır. Balayından döndüğünden (!) beri yani 20 yıldır karavandan dışarı adımını atmayan Camille şöyle cevap verir: "Beni bu işten kurtaracak bir yabancı bekliyordum. Ama senden başka kimse gelmedi. Benim yalancı şahidim. Sen benim havarim olabilirdin. Oysa sadece bir hayalet çıktın. Bir hava akımı... İlişkiler yaşamın göstergesidir. Bayağı ve başıboş. 20 yıldır orada burada sürtüyorsun. Boşa zaman geçiriyorsun. İnsan biraz sıkılmalı Victor. Zaman öyle kalıcı olur. Ben saatlerce aynaya bakabilirim. Bir sıkıntı yayarım ki, çekilmez olur. Göz torbalarım sarkar, dişlerim sararır, cildim buruşur. Buna kulakların çekilmesini de ekle ve büyük bir aşk acısıyla çarp. İnan bana, saatler uzamaya başlar. Sen kendine bakamazsın bile, çünkü mutlusun, yani aklın havada. Yani bilinçsizsin. Senin işin bitmiş Victor. Hayatın bir akarsu gibi akıyor, oysa benimki eski bir musluk gibi. Gelecek hafta sınırlarımı genişleteceğim, belki yakında hç ihtiyacım kalmaz. Ve böylece ben mutlak huzura kavuşacağım, tamamen hareketsiz olacağım. Burada, şu koltukta, kendi üzerime toplanmış, yumurta gibi, koyu ve yoğun." Perde, alkışlar...



L'incorrigible
Yükleyen legrandcharles

Hiç yorum yok: