30 Ocak 2009

Bilgi paylaşmak değildir...

... nedensiz de bilinir" diye bir şarkı vardı değil mi? Yoksa ben mi uydurdum? Neyse... Tüm zamanların en dahilerinden daha bir dahi sayılan Albert Einstein şöyle bir laf etmiş: "Hayal gücü bilgiden daha önemlidir." Koskoca izafiyet teorisini kuran adam bunu da söylerken bir bildiği vardı herhalde. Şöyle bir akıl yürütelim biz de. İnsan "Peki ya?..." sorusu sayesinde daha mühendislik fakülteleri, iPhone'lar yokken (evet, iPhone yoktu bir zamanlar) bile neler neler ortaya çıkarmış ve uygarlık günümüze kadar gelmiş.

Buna karşılık bir de bilgi var elimizde. "Bilgi paylaştıkça çoğalır" sözü şu sıralar karşıma çok çıkıyor. Doğru, ama anlamsız. Alın size internet. Bedavaya (veya aylık ADSL veya kablo veya herneyse faturanız kadar diyelim) dünyanın bilgisi size. Dünyada tek kişi kalsanız, soracak kimseniz olmasa bile ihtiyacınızdan, ömrünüz boyunca öğrenebileceğinizden, beyniniz patlayıncaya kadar alacağınızdan nnnnnn..... kat daha fazlası emrinizde. Ne yapacaksınız?

Buna karşılık sihir hayal gücünde, düş kurmada; bir bilgi edinildiğinde analiz ederek, kafada bir şimşek çakarak nerede kullanılacağına karar verip uygulamakta. Günümüz hayatını şekillendiren her şey bu yolla ortaya çıkmış. Kuru kuruya bilginin hiçbir şeye yararı yok.

1 yorum:

Pınar dedi ki...

Evet, bilgi hayâle ve devamında gerçeğe dönüşmedikçe arşivlenmeye devam ediyor. Arada bir de ahkâm kesmeye yarıyor. O da bir işe yaramıyor.