29 Mart 2010

Hayal edin, yapsınlar!

90’lı yılların sonunda telaffuz edilmeye başlanan ‘convergance’ yani ürün ve sistemlerin birbirine yakınlaşması olgusu artık sadece elektronik ve bilgisayar sektörlerine değil hayat tarzımızı belirleyen ürünlere de yansıyor.

Sony Eurasia Genel Müdürü Mohsen Noohi, kendisi ile yaptığımız ve dergimizin Aralık 2002 sayısında yayınlanan söyleşide şu sözü söylemişti: “Artık tüketici hayal ediyor, biz üretiyoruz”. Noohi, bu sözüyle yıllardır teknoloji ve elektronik pazarına hakim olan geleneksel düşüncenin tersine döndüğünü ima ediyordu.

Bu sayıda Teknokültür bölümümüzde okuyacağınız Walkman’in ortaya çıkış hikayesini hazırlarken bu düşünceyi de irdeleme fırsatı buldum. 25 yıl önceki mizansene baktığımızda pazarın tüketicileri yönlendirme yarışında olduğunu görüyoruz. Genelde bireysel fikirlerden hareketle ortaya çıkan ürün ve kavramlar kitleleri etkilemeye çalışıyordu. Ve çoğu kez bunda başarılı olduklarını inkar edemeyiz. Sony’nin kurucusu ve efsanevi başkanı Akio Morita’nın bundan yirmi küsur yıl önce Walkman için yaptığı “Bu ürün için pazar araştırması yapmadık, çünkü pazarı biz yaratıyoruz” şeklindeki açıklaması konuyu en iyi açıklayan örneklerden biridir herhalde.

90’lı yılların sonunda telaffuz edilmeye başlanan ve 2000 yılındaki Consumer Electronics Show’dan sonra gitgide kuvvetlenen ‘convergance’ yani ürün ve sistemlerin birbirine yakınlaşması olgusu öncelikle elektronik ve bilgisayar sektörlerini içine alıyordu. Bu yakınlaşma artık hayat tarzımızı belirleyen ürünlere de yansıyor. Ismarlama elbise gibi kişiye özgü ürünlerin ön plana çıktığı bir çağdayız. Üreticiler, elektronik ürün ve aksesuarları tasarlarken sundukları işlevlerin yanında yaşam tarzına uygun olmasına çok daha dikkat etmeye başladılar.

Son dönemde göze çarpan gelişmelerden biri de hanımların teknolojiyle daha yakından ilgilenmelerine paralel olarak firmaların bu konudaki gayretlerini artırmaları. JVC’nin hanımların kullanımı için özel tasarlanan video kamera üretmesi, Nokia’nın özellikle 7200 modeli ile makyaj çantalarında yer edinme çabası, Samsonite’ın Bluetooth bağlantılı evrak çantası, Intel’in hanımların zevkine hitap eden dizüstü bilgisayar çantaları için ünlü bir tasarımcıyla işbirliğine gitmesi, Bang&Olufsen’in dijital müzik çalarının çarpıcı tasarımına yakışan bir çantaya imza  atan Louis Vuitton. Örnekler böylece uzayıp gidiyor.

Fakat bu konudaki en iyi örnek bence sektörün dışındaki bir isim olan Volvo’dan geliyor.  İsveç’in otomotiv devi, hanımlara özgü kullanım kolaylıkları sağlayan konsept modeli YCC’nin tasarımını tamamıyla kadın mühendislere teslim ederek noktayı koymuş. Görünen o ki firmalar ‘Wife Acceptance Factor’ ile başa çıkamayacaklarını anlayınca, kaleyi içten fethetmeye karar verdiler.

(Home&Technology dergisinin Ağustos 2004 sayısında yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok: